04 Kasım 2025, 21:11 tarihinde eklendi

YÜZSÜZ UMUDUM

YÜZSÜZ UMUDUM

Nasıl yüzsüz bir umudum var, bilemezsin. Her defasında yıkılsam da, içimde bir şey hep ayağa kalkar. Bazen aklım susar, bazen kalbim… ama umut hep konuşur.
Çünkü ben öğrendim: Umut etmeyi bize Rabbim öğretmiştir.
O, bunu kalbimize bir hediye olarak bırakmıştır ki
hiçbir karanlıkta tamamen kaybolmayalım.

Bazen “artık bitti” derim, ama içimden bir fısıltı yükselir:
“Bitmedi. Ben senin içindeyim.”
O ses, Rabbimin merhametidir bana; kırıldığım yerden yeniden yeşermemi ister, yeniden başlamam için kalbime bir kıvılcım bırakır.

Ölsem ölmez bu umut.
Çünkü o, Rabbimin bize üflediği o ilk nefesin devamıdır.
Her düşüşte, her kayıpta, her bekleyişte beni yeniden O’na bağlayan görünmez bir iptir.

Umutsuzluk yani ye’s, insana en çok yakışmayan hâldir.
Çünkü ye’s, Rabbini unutmaktır;
Oysa Rabbim her an, yeniden doğmanın kapısını aralık bırakır.
İşte bu yüzden, hiçbir şey bitmez aslında. Bir gün batımı sadece bir başka sabahın habercisidir.

Benim umudum utanmaz, küsmeyi bilmez. Kırılanı onarır, eksileni tamamlar.
Rabbim bana umut etmeyi öğretmişse,demek ki hâlâ yürünecek yollar, söylenecek dualar vardır.

Nasıl yüzsüz umudum var bilemezsin.
Çünkü o, Rabbimin kalbime dokunuşudur.Ben düştükçe o kalkar, ben sustukça o dua eder.
Ve her defasında bana fısıldar:
“Ye’se düşme; umut etmek, sana verilen en güzel emanettir.”

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *