12 Ekim 2025, 20:36 tarihinde eklendi

BEKLEYİŞİN GÖLGESİNDE AN

BEKLEYİŞİN GÖLGESİNDE AN

Bekleyişin Gölgesinde An

Hayat, çoğu zaman bir bekleyişin içine saklanır.
Bir haberin gelmesini, bir kapının açılmasını, bir fırsatın doğmasını bekleriz. “Henüz zamanı değil,” deriz. “Biraz daha sabır.” Ve o “biraz”lar birikirken günler, haftalar, aylar geçer. Bizse geleceğin peşinde, şimdiyi ıskalarız.

Oysa beklediğimiz şeylerin çoğu, aslında yaşadığımız anda gizlidir. Mutluluk, başarı, huzur ya da dinginlik... Hiçbiri uzak bir gelecekte değil; tam da elimizde tuttuğumuz bu anın içinde saklıdır. Fakat biz o anı fark etmek yerine, gözümüzü hep ufka dikeriz. “Belki yarın” deriz, “belki sonra.”

Beklemek bazen tembelliktir, bazen korku.
Kendimizi kandırmanın zarif bir yoludur kimi zaman. “Hazır olduğumda başlayacağım,” deriz ama hiçbir zaman tam hazır hissedemeyiz. Oysa hayat, hazırlanırken geçip gider.

İnsanın en büyük yanılgısı, zamanı sonsuz sanmasıdır.
Bir gün her şeyin yoluna gireceğini düşünür, o günü bekler. Fakat yaşamın büyüsü, o “bir gün”de değil, tam da bugündedir. Elimize alıp şekil verebileceğimiz tek zaman, şimdidir.

Belki de artık beklemeyi bırakmak gerekir.
Çünkü hayat, “olduğunda” değil, “olurken” güzeldir.
Ve insan, beklemekten vazgeçtiği gün, yaşamaya başlar.

Vesselam

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *